Sahil şeridindeki rakı-balık lokantaları ve Ege mezeleri ve civar adalara yapılan günlük tekne gezileri ile son yıllarda yerli turistlerin akınına uğrayan bir yöredir Cunda…
Cunda Konumu: Türkiye'nin ilk boğaz köprüsünün Cunda'da olduğunu biliyor muydunuz? Cunda, idari bakımdan Ayvalık'a bağlı, Ayvalık koyundaki Ayvalık Adaları olarak adlandırılan irili ufaklı 23 adanın içerisinde yerleşime açık tek ada. Aynı zamanda Türkiye'nin Ege Denizi'nde bulunan 4. büyük adası. (1.Gökçeada, 2.Bozcaada, 3.Uzunada) Konumu gereği Batı Anadolu'da deniz yollarının kesişme noktasında.
Cunda'nın anakaraya bağlantısı iki ayrı köprü ile sağlanıyor. Dolap Boğazı mevkiinde 1896 yılında inşaa edilmiş olan Türkiye'nin ilk boğaz köprüsü, Alibey ve Lale Adalarını birleştiriyor. Lale Adası ise anakaraya 1817 yılında denizin doldurulmasıyla yapılan 500 metrelik bir hemzemin bir köprü-yol ile bağlanıyor.
Cunda Genel Nüfusu: Adanın nüfusunu, çoğunluğu Girit ve Midilli adalarından 1924 nüfus mübadelesi zamanında göç eden Türkler'den oluşuyor. Bu yüzden adanın yaşlı nüfusunun çoğu Rumca biliyor. Son yıllarda adaya emeklilik günlerini sakin bir yörede geçirmek isteyen büyükşehirlilerin akını var.
Ada nüfusu 2000 yılı itibariyle 5 bin, ancak bu rakam yazın 20 bin'e kadar çıkabiliyor.
Cunda İklimi: Cunda'da Akdeniz iklimi etkisini gösterir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Yazları İmbat ve Meltem rüzgarları serinletir Cunda'yı.
Cunda Geçim Kaynakları: Cundalılar paraya para diyormuş çoook eskiden de.
Cunda'da para basma geleneği 1882'ye kadar gelir. Hep bir adım öndeler,
Belediye kurmada olduğu gibi para basımında da çevre belediyelerden ilerideler. Sikkelerde, örneğin Çanakkale'nin 1897, Bayramiç Belediyesi'nin 1902, Midilli'de ki Plumari Belediyesi'nin 1890, Dikili Belediyesi'nin 1895, Midilli Belediyesi'nin 1883 ve Yunda (Cunda) Belediyesi'nin 1882 tarihini bulursunuz
Ada halkının turizm yanında iki büyük geçim kaynağı var: zeytincilik ve balıkçılık. Ada zeytinleri özellikle zeytinyağı üretimi için uygun. Cunda'dan zeytinyağı almadan, Papalina, çipura, fangiri, mercani levrek, barbun gibi leziz balıkların tadına bakmadan da dönülmez tabi.
Cunda Görülmesi Gereken Yerler: Gönül Yolu'ndan Aşıklar tepesin'de
Ada tarihine tanıklık eden, taş mimarisiyle görenleri büyüleyen Taş Kahve. İsterseniz çay ya da kahveyle yetinin, isterseniz sabah kahvaltısına gelin. Akşam tavlaya, okeye de gidebilirsiniz bu ada halkının buluşma noktasına.
Adanın en görkemli yapısı Taksiyarhis Kilisesi. Yapım tarihi 1873 olan metropol kilisesi içinde balık derisi üzerine işlenmiş Yunus Peygamber'in, Azrail, Cebrail meleklerinin ikonları bulunmaktadır.
Mutlaka uğramanız gereken bir yer daha; Fahris'in Tepesi. Karşınızda masmavi deniz, yanı başınızda eski Rum evleri, yemyeşil ağaçlar... Gönül Yolu ...Cunda Adası aslında tam bir ada değil. Çünkü buraya Türkiye'nin ilk Boğaz Köprüsü'nden geçip varılıyor. Lale Adası Cunda'yı karaya bağlayan yer. İşte bu geniş ve asfalt yolun adı Gönül Yolu. Karadan geliyorsanız zaten geçeceksiniz Gönül Yolundan.
Cunda'da aşıklara özel bir mekan var. Aşıklar Tepesi adı verilen nokta ada manzarasının ve denizin en güzel izlenebildiği yer. Bir kilise yıkıntısının ve 2006'da restore edilen bir değirmenin bulunduğu Aşıklar Tepesi özellikle dolunaylı gecelerde aşıkların ya da aşık olmak isteyenlerin istediği romantik ortamı fazlasıyla sağlıyor...
Ay Işığı Manastırı (Ai Dimitri Ta Salina) Bölgedeki manastırların en görkemlisi. Pateriça köyünden, zeytin ağaçlarıyla kaplı yürüyüş yolunu kullanarak yaklaşık bir saatte varabilirsiniz.
Cunda'da Muhakkak Yapılması Gerekenler: Arnavut kaldırımlarında gezmeden, Âşıklar tepesine çıkmadan, Lokma tatlısı yemeden, Sakızlı dondurma yemeden
Cunda restoranlarında rakı, balık, Ege otlarından yapılmış mezelerden yemeden
Taş kahvede ada çayı içmeden, Pateriça köylerine gitmeden, II. Köyden Ai Dimitri Ta Salina Manastırına kadar yürümeden, Tarihi yel değirmenlerini görmeden Taksiyarhis'a Çamya Manastırı'nda oturup manzarayı seyretmeden, Sahilden Panayia Manastırı'na doğru yürüyüş yapmadan, Bol bol fotoğraf çekmeden, Önümüzdeki yıl için rezervasyonlarını yaptırmadan, Cundanın ıssız koylarında yüzmeden, Küçük gezi tekneleriyle ada turu yapmadan Cunda'dan dönmek olmaz.
Cunda Yemek Kültürü: Burada diyetleri, rejimleri unutun. Gerçi siz isteseniz de istemeseniz de Adanın mis gibi bitki örtüsünün ve denizin iyot kokusu sizi balık lokantalarına doğru sürükleyecek. İşte size adları bile ağzınızı sulandırmaya yetecek birkaç meşhur Cunda yemeği: Nohutlu mezgit, kuzu etli arapsaçı, sarmaşık ve kuşkonmaz, balıklı bamya, turp haşlaması, kabak çiçeği dolması, peynirli kabak.
Adanın merkezinde sıralanmış birçok balık lokantalarının leziz mezelerini, zeytinyağlılarını ve o meşhur papalina (sardalyanın ufağına benzeyen Ayvalık'a özgü bir balık çeşidi) , çipura, fangiri, mercani levrek, barbun gibi birçok deniz ürününü yanına yakışan bir içki ile yiyebilirsiniz. Meşhur Cunda lokmasını, deniz kenarında kurulu olan tost büfelerinden meşhur Ayvalık tostunu ve sakızlı Girit dondurmasını yiyebilirsiniz.